Background Image

Türkiye Aşı Enstitüsü

Son Eklenen Haberler

24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesinin bir girişimi olan Avrupa Aşı Haftası, ilk kez 2005 yılında, aşılamanın birçok bulaşıcı hastalığın nadir veya neredeyse hiç duyulmamış düzeylere getirmesi sonucunda aşılamanın artık gerekli olmadığı görüşünün ortaya çıkması endişesiyle başlatılmıştır. Girişimin amacı, her çocuğun aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunma ihtiyacının ve hakkının önemine dikkat çekerek, ebeveynlerin, sağlık profesyonellerinin ve politika yapıcıların bu konudaki farkındalığını artırmak yoluyla aşı kapsayıcılığını yükseltmek olarak belirlenmiştir. 

Aşı haftası ilk kez 2012 yılında, Dünya Sağlık Örgütünün altı bölgesinde 180’den fazla ülkenin katılımıyla eş zamanlı olarak kutlanmıştır. Her yıl Nisan ayının son haftasında gerçekleştirilen Dünya Aşı Haftası her yaştan insanı hastalıklara karşı korumak için aşılanmayı teşvik etmek amacıyla kutlanmakta olup nihai amaç daha fazla insanın aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunmasıdır. 

Bu yıl 24-30 Nisan tarihleri arasında kutlanacak olan Dünya Aşı Haftası’nın teması Dünya Sağlık Örgütü tarafından, “İyi Yaşanmış Uzun Bir Hayatın Peşinde” olarak belirlenmiştir. 

Bağışıklama, birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemli bir bileşeni ve tartışılmaz bir insan hakkıdır.  Aşılama sayesinde her yıl milyonlarca hayat kurtarılmakta ve aşılama en başarılı ve maliyet etkin sağlık müdahalelerinden biri olarak kabul edilmektedir. 

Bağışıklama ile her yıl difteri, tetanoz, boğmaca, grip ve kızamık gibi hastalıklardan 2-3 milyon ölüm engellenmektedir.  Dünya çapında yaygın aşılama çalışmaları sonucu 1980 yılında çiçek hastalığının ortadan kaldırıldığı ilan edilmiştir.  Dünya genelinde vahşi çocuk felci virüsüne bağlı vakalar, 1988'den bu yana, tahmini 350.000 vakadan 2018'de bildirilen 33 vakaya kadar azalarak %99'un üzerinde bir düşüş göstermiştir. Kızamık aşılamasıyla 2000-2018 yılları arasında tahminen 23,2 milyon ölüm önlenmiş, kızamık hastalığına bağlı ölümlerde %73’lük bir düşüş saptanmıştır. Kızamıkçık vaka sayılarında da %97 azalma sağlanmış; 2000 yılında 102 ülkeden 670.894 kızamıkçık vakası bildirilmişken 2018 yılında 151 ülkeden 14.621 vaka bildirilmiştir. 

Türkiye’de başarılı rutin ve destek aşılama çalışmaları ile aşı ile önlenebilir hastalıklarda ciddi azalmalar sağlanmıştır. Özellikle 1924 -1944 yılları arasında büyük salgınlar ve ölümlere yol açmış olan çiçek hastalığı aşılama çalışmalarıyla 1977 yılından itibaren tamamen yok edilmiştir. Hastalık etkeni yok edildiğinden çiçek aşısı uygulamalarına da ihtiyaç kalmamış ve 1980 yılında Türkiye’de ve tüm dünyada aşılama durdurulmuştur. 1998 yılından bu yana çocuk felci vakası görülmemektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Bölgesi Poliodan Arındırılmış Bölge Sertifikası ile belgelendirilmiştir. Kızamık vaka sayıları 2001 yılında 30.509 iken, etkili kızamık aşılaması sonrası 2017 yılında 84’e düşmüştür. 2009 yılında, anne ve yenidoğan tetanozunun en az düzeye düşürüldüğü Dünya Sağlık Örgütü tarafından belgelenmiştir. 2011 yılından sonra difteri vakası görülmemiştir. 

Ülkemizde uygulanan Çocukluk Dönemi Aşılama takvimi, Bağışıklama Danışma Kurulu tarafından; ülkemizde aşı ile önlenebilir hastalıkların epidemiyolojisi; hastalıkların görülme sıklığı, hangi yaş gruplarında daha sık görüldüğü vb., programa uygunluğu, aşıların etkililiği ve güvenliği gibi konularda bilimsel gelişmeler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri değerlendirilerek Bakanlığımız tarafından uygulamaya konulmaktadır. Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimimiz aşağıda verilmiştir.

 Aşı takviminde yer alan aşılar aile hekimliği birimlerinde ve aşı uygulaması yapılan hastanelerde ücretsiz olarak uygulanmaktadır.  

Savaşlar, ulusal bağışıklama programlarına yetersiz yatırım, aşı temini ve COVID-19 gibi hastalık salgınları dahil olmak üzere birçok faktör, sağlık hizmetlerinin aksamasına katkıda bulunur ve aşılama hizmetlerinin sürdürülebilir bir şekilde sunulmasını engeller. Dünya Sağlık Örgütü tarafından, COVID-19 pandemisi nedeniyle bağışıklama hizmetlerinin sunumunda ve hizmet alımında aksaklık yaşanması sonucunda dünya genelinde aşı uygulanan çocuk sayısında endişe verici bir düşüş olduğuna ve aşı ile önlenebilir hastalıkların salgın riskine dikkat çekilmektedir.   Dünya genelinde, 2019 yılında bebeklerin %86’sı DBT3 (difteri boğmaca tetanoz aşısının 3. dozu) aşısı almışken 2020 yılında bunun %83’e düştüğü; 23 milyon çocuğun temel aşılarının yapılmadığı bildirilmiştir. 

Bağışıklama, hayata sağlıklı bir başlangıç sağlar ve yaşam beklentisini iyileştirir; meslek nedeniyle ya da kronik hastalıklar gibi risk altındaki bireyler için koruma sağlar; bireyleri koruduğu gibi, hastalıkların yayılmasını önleyerek aşılanmamış bireylerin de korunmasını sağlar. Aşılanma herkes için daha sağlıklı, daha güvenli ve daha müreffeh bir dünya yaratır.